BİR DENİZ MASALI

1. PERDE

İSTİNAZ “Denizleri aş da gel kurbanın olam, kurtar beni buralardan ne olur!” (kapı çalınır.) Ah, sen misin Lüfer Teyze. Buyur, hoşgeldin..

LÜFER T.  Evladım, tam yemek yapıyordum bir de baktım hiç midye kalmamış, bir kabuk midye rica edebilir miyim lütfen.

İSTİNAZ  Ah teyzeciğim olsa da versem, günlerdir denizde midye bulunmuyor.

LÜFER T. Olanları da benim gözlerim görmüyor, yaşlandım diye herhalde burnumun ucunu göremiyorum.

İSTİNAZ  (güler) Hayır teyzeciğim sen yaşlandın diye değil, deniz o kadar kirli ki ben de burnumun ucunu göremiyorum.

LÜFER T.  Ciddi misin. Zaten yakında açlıktan öleceğim herhalde. Eskiden şöyle minik minik hamsiler vardı, tam ağzıma layık. Karadeniz’den gelirlerdi. (Karadeniz Ekibi)

LÜFER T.  Deniz kirliliğinden artık onları da göremiyorum.

İSTİNAZ  Hayır teyzeciğim, onları artık buralara gelemeden insanlar avlanıyor.

LÜFER T   İnsanlar ne yapıyor o minicik şeyleri. Onların dişinin kovuğuna bile gitmez o hamsiler.

İSTİNAZ  İnsanlar büyümelerini beklemeden avladıkları için hamsilerin nesli tükeniyor.

LÜFER T.  Aman ne güzel, deli mi bu insanlar, hamsiler büyüyüp  yavrulamadan ölüyor. Bu insanlar kendilerini de düşünmüyorlar. Sonunda ortada yiyecek balık kalmayacak.

İSTİNAZ  Amaaan bana ne bütün bunlardan, ben nasıl olsa gidiyorum artık. Herkes kendi başını çaresine baksın.

LÜFER T.  Aaa, sahiden, sen bavul hazırlıyorsun, hayrola yolculuk nereye?

İSTİNAZ  Temiz bir deniz bulmaya gidiyorum, zaten burada yaşamak için hiç bir sebep kalmadı.

LÜTFEN T.            Ama sen buralarda doğdun, buraların kayasına, suyuna alışıksın, ne yaparsın uzak diyarlarda. Arkadaşlarını, aileni, komşularını özlemez misin?

İSTİNAZ  Haklısın ama artık solungaçlarıma kadar geldi (eliyle boğazını gösterir) Yakında burada ne yüzecek su, ne de oksijen kalacak. Ben gidiyorum.

LÜTFEN T.            Yolun açık olsun evladım, güle güle, bir yerlere yerleşirsen bize deniz-mail çek olur mu? (öpüşürler)

İSTİNAZ  Merak etme teyzeciğim. Sen de bana yaz, Adresim: istinaz@okyanusmail.com. hatta akşamları chat yapalım nikim isti…

LÜFER T. Tamam ayol, beni de listene ekle. Benim nikim de “çıtır lüfer”

 

   Sevgili eşyalarım          

   Bütün hatıralarım        

Sizi çok özleyeceğim         

   Sevgili komşularım.     

                                     

   Sevgili Lüfer Teyze

Komşu Palamut Amca

Yan kayada oturan

   İyi kalpli Eşkina

 

   Daha bir sürü balık

   Yaşarmış buralarda

   Hepsi  terkedip gitmiş

   Kimbilir nerelerde

 

   Balıklarla doluymuş

   Bir zamanlar Marmara

   Yine tertemiz olsa

   Düşmesem ben yollara

 

   Kapı çalınır, gelen İstavritiye’nin arkadaşı Barbuniye’dir. İstavritiye kapıyı duymayınca, seslenir:

İSTİNAZ  Ay yine biri geldi.. Kim o?

BARBUNİYE         Benim, İstinaz evde misin?

İSTİNAZ (kapıya gider) Ah Barbuniye, hoşgeldin.

BARBUNİYE         Hoşbulduk.

İSTİNAZ              Ben de toparlanıyordum. Gak bakalım senin için ayırdığım şeyleri beğenecek misin? 

BARBUNİYE         Ay bunları burada mı bırakacaksın?

İSTİNAZ  Evet, öyle. Ne yazık ki hepsini alamıyorum. Yeni bir yer buluncaya kadar, ne kadar dolaşacağımı bilmiyorum.

BARBUNİYE         Keşke ben de seninle gelebilsem. Büyük cesaret doğrusu. Eşyaların için o kadar üzülme, yerleştiğin zaman birşeylerini istersen sana gönderirim.

İSTİNAZ Hepsi senin olsun, kullandıkça beni hatırlarsın. Al bak bakalım.

BARBUNİYE         Çok güzel… Harika… Muhteşem…Çok teşekkür ederim, bunların hepsi çok güzel İstinaz seni çok özleyeceğiz.

İSTİNAZ  Ben de sizi özleyeceğim. Ama artık, dayanamıyorum. Burası yaşanır gibi değil.

BARBUNİYE         Haklısın ama ne yapalım, buralara alıştık bir kere. Yaşayıp gidiyoruz işte.

İSTİNAZ  Hiç de öyle değil. Yaşayamıyoruz. Çoğumuz ya mazota bulaşarak, ya da oksijensizlikten ölüyoruz. Sen buna yaşamak mı diyorsun?

BARBUNİYE         Elimizden bir şey gelmiyor işte. İnsanlar bile ekonomik krizden kurtulamıyor.

İSTİNAZ Böyle yosun gibi amaçsız yaşayamazsın. Dervişin fikri neyse zikri de odur.

BARBUNİYE         Efendim anlamadım?

İSTİNAZ  Boşver anlayan anladı, kelime oyunu yaptım.

BARBUNİYE         Gezip tozuyorum, eğleniyorum. Kafamı niye böyle şeylere yorayım.

İSTİNAZ Biraz önce “keşke ben de gelebilsem” demiyor muydun?

BARBUNİYE         Gezmeyi kim istemez. Ne güzel yerler göreceksin kim bilir. 

İSTİNAZ  Hayır, ben Gezmeye gitmiyorum. Göç ediyorum, anladın mı, göç. Çok sevdiğim evimi, denizimi, arkadaşlarımı terketmek zorunda kalıyorum. Bu hiç de eğlenceli değil!

BARBUNİYE         Kızma canım anladım. Kusura bakma! Hadi artık çok oyalanma, birazdan çocuklar gelir.

İSTİNAZ Hangi çocuklar?

BARBUNİYE         Ay inanmıyorum! Unuttun mu. Bu akşam seni yolcu etmek için yemeğe çıkacaktık.

İSTİNAZ  Tamamen unutmuşum. Ben gelmesem olmaz mı? Daha yapılacak çok işim var.

BARBUNİYE         Olur mu hiç, yer ayırttık. Çok eğleneceğiz.

İSTİNAZ  Siz gidin, benim yerime de eğlenin..    

BARBUNİYE         Yapma. Bütün planlarım karaya vurdu. Bugün sana çok güzel sürprizler hazırlamıştık. Hadi, inat etme. Senin şerefine toplanıyoruz.

İSTİNAZ  Peki tamam, o zaman yardım et de, yoksul balıklara gidecek şeyleri hazırlayalım.

BARBUNİYE         Neden böyle şeylerle uğraşıyorsun? Bunların hepsi ya eskimiş ya da modası geçmiş, at gitsin.

İSTİNAZ  Ama bunlara ihtiyacı olan ne kadar çok balık var biliyor musun, üstelik doğada hiç bir şeyin boşa gitmemesi gerekir.

BARBUNİYE         Hıh, kim ne yapsın ki bunları, hepsini modası geçmiş.

İSTİNAZ  Senin için eski olan

   İşine yaramaz olan

   Belki başka bir için

   Çok değerli olabilir

 

   Artık giyilmeyen kazak,

   Belki eskimiş bir yatak

   Kenarı çatlamış tabak

   Başka işe yarabilir.

 

   Plastikler, cam şişeler

   Kağıtlar ve gazeteler

   Hatta kumaşlar bile

   Yeniden kullanılabilir.

 

   Bir şeyi üretmek çok zor,

   Atmak ise çok kolaydır

   Unutma ki herşey bir gün

   Bir işe yaramalıdır.

Kapı çalınır Barbuniye’nin erkek arkadaşı, dişi dil ve erkek dil ve yanlarında İstinaz’ın tanımadığı bir başka istavrit vardır. Rengarenk parti kostümleri ve aksesuarlarıyla gelmişlerdir. Diller biraz garip ve sakar bir çifttir. Kostümler ve aksesuarlar deniz dibine ait parçalardan oluşmuştur. İstinaz şaşırmıştır.

BARBUN  Sürpriiiiiz! Hiçbir yere gitmiyoruz! Parti burada.

İSTİNAZ  Ama evde hiç bir şey yok.

DİLCAN   Derdettiği şeye bak. Kolay!

DİLYA     Hatta sana bir arkadaş bile getirdik. Huzurlarınızda İstican.

İSTİCAN  Merhaba.

İSTİNAZ  Merhaba. Seni daha önce görmüş müydüm?

DİLYA     İstican bizden bir kaç sınıf büyüktü ama çok iyi bir öğrenciydi.

İSTİNAZ  Evet galiba hatırlıyorum, balık değişim programıyla Akdeniz’e gitmemiş miydin?

İSTİCAN  Evet iyi hatırladın.

İSTİNAZ  Ben de o programa girmek istiyordum, ama sözlü sınavlarda başarılı olamamıştım.

İSTİCAN  Bazan insan iyi gününde olmayabilir.  Sınav günü biraz sinirli ya da yorgun olmak verimi düşürebilir. Dünyanın sonu değil ya, boşver.

İSTİNAZ  Aman, zaten çoktan boşverdim. Ailem de çok anlayışlıydı, bana destek oldular.

İSTİCAN Bazan aileler daha ciddiye alıyorlar bu sınavları.

İSTİNAZ Benim ailem bunu yapmadığı için onlara teşekkür borçluyum. Onların anlayışı sayesinde kendime daha uygun hedefler saptayıp, başarılı bir öğrenci oldum.

İSTİCAN  Darısı bütün öğrencilerin başına.

Bütün aileler için

Önemlidir eğitim

Ama tadında kalmalı

Çocuklar çocuk olmalı

 

Ders çalışmak kadar

Oyun da oynamak lazım

Bir sınav her şey değildir

Bunu anlamak lazım

 

Ders, ders, ders, ders

Test, test, test, test

puan, liste, önkayıt, yeteeeeeeeer

Çocuklar çocukluğunu yaşasın.

 

   (DİLLER SIKILMIŞTIR)

DİLCAN   Bu önemli gün için çok özel şeyler aldık. Hele manav kısmını bir görseniz çeşit çeşit yosun var. Çin salata yosunları, çikita yosunlar, renk renk çeşit çeşit.

DİLYA     Evet  çok kabuk harcadık …. (Dil patavatsızlığından ötürü onu dürter.)

DİLCAN   …… ama değdi doğrusu.

İSTİ        Bu kadar masrafa ne gerek vardı. Aaa, bunlar da ne böyle?

İSTİCAN  Bu balık konservesi, insanlar tarafından yapılmış. Geçen gün yatlarıyla gezmeye çıkan insanlar, koca bir koliyi denize düşürdüler ama farkına varmadılar.

İSTİ        Aaa bunlar Ton balığı!

İSTİCAN  Evet neden şaşırdın?

İSTİ        Düşünsene bir istavrit olarak bir gün Ton Balığı yiyeceğim hayatta aklıma gelmezdi. Çok ünlü bir şarkıcı olan büyük amcam İstavrit Tatlısu”yu bir ton balığı yutmuştu. Şimdi de ben ton balığını yutuyorum… Küçük balık büyük balığı yutar! Hooop!

BARBUNİYE         Ah” Ah! İstavrit Tatlısu ne muhteşem bir şarkıcıydı…

DİLYA     Hele o Akdeniz Akşamları! Hele o Akdeniz Akşamları!

İBRAHİM TATLISES AKDENİZ AKŞAMLARI

BARBUNİYE         Peki ama neden balıkları böyle kutulara koymuşlar?

İSTİCAN  Biz denizde yaşıyoruz ve istediğimiz her zaman yiyecek küçük balıklar bulabiliriz. Ama bütün insanlar tek tek balığa çıkamazlar.

DİLYA     Balık yemesinler!

İSTİCAN  Balık insanlar için çok önemli bir besin maddesidir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için.

İSTİ        Neden?

İSTİCAN  Çünkü çocukların bol bol proteine ihtiyacı vardır.

DİLCAN   Protein ne demek?

İSTİCAN  Protein hücrelerin beslenmesini ve çoğalmasını sağlar.

BARBUN  Peki bu protein sadece balıklarda mı bulunur?

İSTİCAN  Hayır, et, süt, peynir gibi hayvansal ürünlerde ve bazı bitkisel besinlerde de vardır.

BARBUN  O zaman onları yesinler.

İSTİCAN  Ama balıkta beyni besleyen fosfor da vardır. Okula giden çocukların bir sürü bilgiyi akıllarında tutabilmeleri için fosfora ihtiyacı vardır.

İSTİ        Peki fosfor yalnız balıklar da mı var?

İSTİCAN  Hayır, ama en çok balıkta var.

İSTİ        Yani ille de balık mı yemeleri gerekiyor?

İSTİCAN  Balığın yararları bu kadar değil ki, örneğin ette bulunan kötü kolestrollar balıkta yok, tem tersi kandaki kolestrolü düşürüyor.

BARBUNİYE         Yaaa, çok güzel de……. ben hiç birşey anlamadım.

İSTİCAN  Yani insanlar, en korktukları hastalıklardan damar tıkanıklığı ve kalp krizi gibi şeylerden  balık yiyerek korunabiliyorlar.

İSTİ        O halde biz insanlar için ilaç gibiyiz desene.

İSTİCAN  Tam üstüne bastın, kuyruğunu kaldır

DENİZ      Doğrusunu istersen insanların balık kadar aklı yok. Denizin kendileri için ne kadar önemli olduğunu biliyorlar ama yine de denizleri kirletmeye devam ediyorlar. Çocuklarına Deniz adını koyan insanlar var. Merak ediyorum çocuklar büyüyünce “Anne baba neden bu kirli şeyin adını verdiniz bana?” derlerse onlara ne cevap verecekler?

İSTİ        Ben de zaten bu kirliliğe dayanamadığım için buradan gitmeye karar verdim.

İSTİCAN  Gitmek çözüm değil ki. İnsanları uyarmamız gerek. Sana bir teklifim var. Ben de bir araştırma gezisine çıkmak istiyorum. Bütün dünyayı gezip çevre kirliliğine karşı balıklar ve insanlar neler yapıyor onu araştıracağım.

İSTİ        Harika!bir fikir, artık kendimi daha iyi hissediyorum. Günlerdir yüzgeçlerime çöken ağırlıktan bir anda kurtuluverdim. Bugüne kadar nerelerdeydin?

DİLYA     Harika! önümüzdeki günlerde ne yapacağın belli olduğuna göre artık konuşmayı kessek de biraz eğlensek. Çok canım sıkıldı.

 

DİLCAN   Evet hadi artık dansedelim.

 

(Rock’n Roll Dans)

 

İSTİ        Birlikte, elele

   tüm dünyayı gezeceğiz

   yepyeni yerler görüp

   gezip eğleneceğiz

   haydi siz de katılın bizlere

 

İSTİCAN  Çevreyi kirleten

   kimlermiş öğreneceğiz

   onlara engel olup

   doğayı temizleyeceğiz

   haydi siz de katılın bizlere

 

2. PERDE

   İsti ve İstican sırt çantalarıyla yola çıkmışlardır. Bundan sonra gidecekleri ülkelerde ünlü olan binaların deniz altı versiyonlarını fon perdesi olarak görürüz.

 (arap müziği ve kızlar, göbek v.s. İstican’la İstinaz da katılır. Kızların dansı bitince bir sürü arap alkışlayarak girer, fotoğrafçılar da olabilir)

ARAP1    Marhaba, marhaba. Selamın aleyküm.

İSTİCAN-İSTİNAZ            Merhaba

ARAP2    Siz hangi ülkenin delegesisiniz?

İSTİCAN  Ne delegesi?

ARAP3    Zirve için gelmediniz mi?

İSTİNAZ  Hayır. Ne zirvesi?

ARAP4    Barış zirvesi. Bunca zamandır savaşıyoruz, bıktık artık.

ARAP5    Aslında bir sürü kaynağımız var ama paylaşamıyoruz.

ARAP6    İnsanlar petrol için savaşıyor biz de sular için.

İSTİCAN  Haberiniz yok galiba yukarıda da su kavgaları yapılıyor.

ARAP7    Öyle mi neden? insanlar da mı yüzecek su bulamıyor?

İSTİNAZ  Hayır onlar içme suyu kavgası yapıyor.

ARAP8    Biz sattığımız sulardan bir sürü para kazanıyoruz.

ARAP9    Ama kazandığımız paralarla yeni yeni silahlar alıyoruz.

ARAP10  Silahlar da her gün daha pahalı oluyor.

ARAP11  Barış yapabilirsek ülkelerimizin ekonomisi de düzelecek.

İSTİCAN 

ARAP12  Yok aslında birbirimizden farkımız.

ARAP13  Ama biz Osmanlı’    dan beri savaşırız.

İSTİNAZ  Peki bu zirvede ortak noktalarınızı mı konuşacaksınız?

ARAP14  Ne gibi ortak noktalar?

ARAP15 Ortak noktalarımız mı var?

İSTİNAZ  Biraz önce farkımız yok demiyor muydunuz?

ARAP16  Onu espri olsun diye yazar yazmış.

ARAP17  Bizim hiç ortak noktamız yok.

İSTİNAZ                          Olmaz olur mu? Yemekleriniz benziyor.

ARAP18                         Hepsi bizden çalmış o yemekleri.

ARAP19  Haydi oradan hem yemekleri mahvedin hem de bizden çalındı deyin.

İSTİNAZ                          Ama müzikleriniz de benziyor.

İSTİCAN                          Örneğin ne güzel hep beraber göbek attık.

ARAP20  Ama en güzel göbek bizim ülkede atılır. Öbürleri bizden öğrenmiş.

ARAP21  Hiç de bilem. Asıl göbek dansı bizden çıkmış, siz bizi taklit ediyorsunuz.

ARAP22  Sizin atalarınız çölde deveye binerken bizimkiler piramitlerin gölgesinde göbek atıyorlardı. (eski mısır dansı yapar)

(bütün araplar göbek dansı konusunda birbirine girer)

İSTİCAN  Gel İstinaz bunların barışacağı filan yok, bari biz canımızı kurtaralım.

İlk olarak Fransa’da bir Eyfel kulesi görülür, Kan kan balıkları onları karşılar.

(KAN KAN DANSI)

KANKAN  Bonjur.

KANKAN 1           Merhaba.

İSTİ        Ay ne hoş burayı çok sevdim, balıkları da çok arkadaş canlısı  görünüyor.

KANKAN 2           Hoşgeldiniz yabancısınız galiba?

İSTİ        Evet.

İSTİCAN  Biraz buraları tanımak istiyoruz,

İSTİNAZ  Nereleri görmemizi önerirsiniz?

KANKAN  Gezilip görülecek çok yerimiz var.

KANKAN  Müzelerimiz ve yemeklerimiz çok ünlüdür.

KANKAN  Evet, o kadar güzel yerlerimiz var ki burada aylarca kalsanız yetmez. (Bir sürü, ya da bir tane abartılı büyüklükte gezi kitabı verir)

İSTİ        Ay teşekkür ederiz.

İSTİCAN  (Kitaba bakar) Ne güzel

İSTİNAZ  Böyle bir yerde yaşadığınız için ne kadar şanslısınız.

İSTİCAN  Nereden başlasak acaba?

KANKAN5            Bilmem ben bu müzelerin hiçbirine  gitmedim.

KANKAN6            Ama bu broşürlerde bilgi bulabilirsiniz..

İSTİCAN  Hem burada yaşıyorsunuz hem de hiç bir müzeye gitmediniz öyle mi?

KANKAN5            Bir türlü zaman bulamıyoruz.

KANKAN6            Aman canım, nasıl olsa bir gün gideriz.

İSTİ        Tatillerde hafta sonlarında ne yapıyorsunuz?

KANKAN6            Hafta sonlarında arkadaşlarla buluşur eğleniriz.

KANKAN  Uzun tatillerde de başka ülkelere gideriz.

İSTİCAN Ve oralardaki müzeleri gezersiniz.

KANKAN6            Ve oradaki müzeleri gezeriz. (İsti ve İstican gülerler)

İSTİ        Haklısınız buradaki müzeleri gezmek için hiç vaktiniz kalmıyor.

İSTİCAN  Hem nasıl olsa onlar burada duruyor, bir gün gidersiniz.

İSTİNAZ  Olmazsa çocuklarınız ya da torunlarınız gider.

KANKANLAR        Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?

İSTİCAN  Yoo, bizim oralarda da daha Midyekapı Müzesini, Suyabatan Sarayını ya da Sultan Palamut Camii’ni gezmeyen o kadar çok alık var ki.

İSTİ        Balık!

İSTİCAN  Ben ne dedim?

İSTİ        Bence bir balık dünyayı tanımaya kendi çevresinden, kendi tarihinden başlamalıdır.

KANKAN1            Haklısın galiba, hadi gel biz de bu arkadaşlarla gezelim.

KANKAN2            Olur.

Her ülkenin tarihi

Birbirinden ilginçtir

Tarihin belgeleri

Müzelerde gizlidir

 

Heykeller ve  resimler

Bir ülkenin gururu

Sanat eserlerini

Müzelerde sergiler

 

Sokaklarda yürürken

Yolda eski eserler

Binalarında bile

Bir sürü güzellikler

 

Asıl önemli olan

Bütün bunları görmek

Yeni yeni şeyleri

Tanıyarak öğrenmek

 

Burada bir saray var

İşte şurda bir müze

Biraz duralım artık

Yorulduk geze geze

 

İSTİ        Ah çok yoruldum. Gerçekten ne kadar çok görülecek yer varmış, buraya mı yerleşsem acaba?

İSTİCAN  Burada deniz kirliliği ne durumda acaba?

KANKAN1            Ah hiç sormayın, burası Akdeniz’in en kirli kıyılarından biridir.

KANKAN  Bütün Avrupa’da fabrika atıkları nehirlerden Akdeniz’e akıyor.

KANKAN2            Ama İnsanların çevreci örgütleri buna karşı savaşıyor.

KANKAN1            Geçen gün tatlısu kuzenimden deniz-mail geldi. Eskiden şehirlerdeki nehirlere yaklaşamazken şimdi büyük şehirlere bile gidebiliyorlarmış.

KANKAN2            Hatta insanlar onları görünce televizyonda haber yapıp, balıklar geri döndü diye seviniyorlarmış.

İSTİ        Demek ki balıkların yok olmasına  insanlar  da üzülüyor.

İSTİCAN O halde neden suları kirletip bizi yerimizden ediyorlar?

KANKAN1            Sizin ülkenizi bilemem ama bizim burada çevre vi deniz kirliliği aşağı yukarı yüz sene önce endüstri devrimi diye birşeyle başlamış.

KANKAN2            İnsanlar, fabrikalar, elektrik santralları kurarken çevreyi hiç düşünmemişler

KANKAN  Doğanın kendi kendini temizleyeceğini sanıyorlar.

KANKAN  Ama o kadar hızlı kirletiyorlar ki doğa temizlemekte onların hızına yetişemiyor.

İSTİCAN  Ayrıca artık doğanın başa çıkamayacağı yapay maddeler üretiyorlar.

KANKAN1            Evet denizlerin dibi şu pet şişelerle doldu.

KANKAN  Bu şişeler  o kadar dayanıklı ki hiç çürümüyor.

KANKAN2            Zaten onun için yapılmışlar.

İSTİ        Ama denizlere atılmak için yapılmamışlar herhalde.

KANKAN1            Bu kirlilikten bütün hayvanlar ve bitkiler zarar görüyor.

KANKAN  Sıra insanlara gelince akılları başlarına geldi ama geç kaldılar.

KANKAN Bazı fabrikalar çevreye dikkat etmeye çalışıyorlar.

KANKAN2            Ama eskiden yapılmış o kadar çok yanlış var ki hepsini düzeltmek çok zaman alıyor.

İSTİCAN  Ayrıca çevre kirliliği ile savaşmak bir sürü insanın işine gelmiyor.

İSTİ        Nasıl olur, deli mi bunlar?

İSTİCAN  Deli değiller, ama arıtma tesisi için masraf yapmak hoşlarına gitmiyor.

İSTİ        Ama ya denizler, balıklar, balık yumurtaları?

KANKAN1            İnsanlar kendi çocuklarını bile düşünmüyor balıkları mı düşünecekler.

İSTİ        Ama bu çok acı, ben bunlar oluyor diye kendi denizimden kaçtım.

İSTİCAN  Burada da durum pek farklı değil işte… Lütfen gidelim  buradan.

İSTİCAN  Peki. Hoşçakalın.

İSTİ        Size iyi şanslar.

KANKANLAR        Güle güle.

   (Fon perdesi değişir. Şimdi Amerika’da kovboy ve Kızılderili balıkların dansını görürüz.)

KOVBOY  Hi! 

KOVBOY  Where do you come from?

İSTİ        Ha?

KOVBOY  Nereden geliyorsunuz?

İSTİ        Ay bu Türkçe biliyor!

KIZILDERİLİ        No türkçe bilmek!

İSTİ        Eee, nasıl konuşmak?

KIZILDERİLİ        Filmlerde öyle olmak.

KIZILDERİLİ        Herkes aynı dili konuşmak.

KIZILDERİLİ        Şakır Şakır…

İSTİ        Oh yeah!

KOVBOY  Sen de İngilizceyi çözdün galiba…

İSTİ        Mecburen, mecburiyetten!

KIZILDERİLİ        Ugh!

İSTİ        Merhaba biz Akdeniz’den geliyoruz. Oradaki çevre kirliliğiyle başa çıkamayınca okyanusa çıkalım dedik.

İSTİCAN  Çok uzun bir yoldu. Neyse ki bir balinayla karşılaştık da onun akıntısından yararlanarak daha hızlı geldik.

İSTİ        Evet, ama nedense kıtaya yaklaşınca birden bire bizi terketti.

İSTİCAN  Hatta o kadar hızlı gitti ki doğru dürüst vedalaşamadık bile.

İSTİ        Neden böyle davrandı anlayamadık. Onu kızdıracak bir şey mi yaptık acaba.

KOVBOY  Sanmam. Herhalde balina avcılarına görünmemek için kaçmıştır.

İSTİ        Balina avcıları mı?

İSTİCAN  İnsanlar balinaları da mı yiyor?

İSTİ        Onlar balık değil ki, memeli hayvan.

İSTİCAN  Üstelik etleri de çok yağlıdır.

KIZILDERİLİ        Evet öyle.

KIZILDERİLİ        Zaten insanlar, o yağları yüzünden balinaları avlıyor.

KIZILDERİLİ        O yağlarla güzellik malzemeleri, çeşitli yağlar falan üretiyorlar.

İSTİ        O zaman balinaların avlanmasının bir amacı var. Peki neden kaçıyor o zaman. Zamanı gelince bütün canlıların bir işe yaraması gerektiğini bilmiyor mu?

KOVBOY O biliyor ama insanlar bilmiyor.

İSTİCAN  E balinaları kullanıyorlar dediniz.

KIZILDERİLİ        Eskiden balina yağına gerçekten ihtiyaçları vardı. Oysa şimdi balina yağı yerine kullanabilecekleri bir sürü yapay madde var.

KOVBOY  Balina avında kullandıkları gemiler de çok gelişti.

KOVBOY  Artık  balinalar ve insanlar eşit şartlarda değil.

KOVBOY  Eskiden sadece yaşlı ya da yaralı, balinaları yakalarlardı. Oysa şimdi en genç balinaları bile kolayca avlıyorlar.

İSTİ        Peki kimse onlara engel olmuyor mu?

KIZILDERİLİ        Bazı ülkeler balina avını yasakladı, ama hala balina avına izin veren ülkeler de var.

İSTİCAN  Ama balinalar olmazsa doğanın dengesi bozulur. Onlar gözle görülemeyecek kadar küçük deniz canlılarını yiyorlar.

İSTİ        Balinalar olmazsa bu küçük canlılar çoğalır, bütün oksijeni tüketirler  ve denizlerde başka hiç bir canlı yaşayamaz.

İSTİCAN  Üstelik denizlerde yaşam biterse insanlar da bu dünyada yaşayamaz bunu bilmiyorlar mı? Neden bu katliamı yapıyorlar?

KOVBOY  İnsanlar katilam yapma konusunda uzmanlar. Onlar anlamsız savaşlarla birbirlerini de öldürüyorlar.

KOVBOY  Biz balıklar kadar akılları yok.

KIZILDERİLİ        Doğru, biz yerli balıklar sonradan buraya gelen kovboy balıklarla tatlı tatlı geçinip gidiyoruz.

KOVBOY  Ama Avrupa’dan gelen göçmen insanlar bu kıtaya geldiklerinde kızılderilileri insanları öldürdüler.

İSTİ        Belki de bu kıta çok küçüktü, kendilerini yaşayacak yer açılsın diye bunu yaptılar. Doğada bütün canlılar bunu yapmıyor mu?

KIZILDERİLİ        Doğadaki canlılar bunu yer ya da yiyecek kıtsa yapıyor, oysa bu kıta o kadar büyük, o kadar verimli ki hepsine yeterdi. Onlar yine de kızılderili insanları öldürdüler.

İSTİ        Bu vahşet, bu insanlar neden denizlere ve deniz canlılarına önem vermiyorlar diyordum. Oysa onlar insan hayatına bile değer vermiyorlarmış.

İSTİCAN  Ne yazık ki öyle görünüyor. Neyse ki denizlerde yeni göçmenler için bol bol yer var. Ne dersin İsti, burası hoşuna gitti mi?

İSTİ        Hayır, balinaları öldürmeye devam ederlerse burayı da küçük canlılar saracak. Ayrıca sebepsiz yere katliamlar yapılan bir yerde can güvenliğim olamaz. Aramaya devam edeceğim.

KOVBOY  Burada kalmamana üzüldüm. Umarım istediğin gibi bir yer bulursun.

KIZILDERİLİ        Gittiğin yerden bize de bir deniz-mail gönder.

İSTİ        Tamam hoşçakalın. Kendinize dikkat edin.

KOVBOY VE KIZILDERİLİ  Siz de. Güle güle. Yolunuz açık olsun.

   (Olay Hawai’de geçer, iki Hawaili İstinaz’la İstican’a çiçekten bir kolye takarlar…

HAWAI 1 Merhaba!

İSTİCAN  Merhaba, yarışma programı mı var?

HAWAI    Ne yarışması?

İSTİNAZ Hostes  kızları görünce birden kendini Mehmet Ali Erbil sandın galiba !

İSTİCAN  Yok canım, yanlış anladın.

İSTİNAZ  Canın yarışma istiyorsa Kalkan Kaşık’ın programına katılsaydın. Bilgilerin boşa gitmezdi.

HAWAI    Aa, yoksa siz televizyoncu musunuz? Biri bizi mi gözetliyor?

HAWAI    Nereye bakacağız, kameralar nerede, çantada mı?

HAWAI    (çantalara bakarak) Anneme, babama, taşlıtarladaki amcama, mercandaki teyzeme, sevgiler. Bir de okul arkadaşlarıma ….

İSTİNAZ  Burası ne kadar güzel bir yer böyle!

HAWAI 2 Maalesef insanlar da öyle düşünüyor…

İSTİCAN  Maalesef mi?

HAWAI 3 Evet… Çünkü buranın çok güzel olduğunu düşünen insanlar buraya akın ediyorlar.

İSTİNAZ  İyi ya işte, güzel bir yerden yararlanıyorlar, bunda ne kötülük var ki?

HAWAI 4 Daha ne olsun, küçücük bir adaya bunca insan, bunca balık nasıl sığsın ki?

İSTİCAN  Doğru söylüyorsun… Bizim ülkemizin üç tarafı denizle çevrili. Ama herkes Bodrum diye bir yer var, oraya gitmek istiyor…

HAWAI 5 Burada da öyle, bir sürü güzel kıyı, güzel ada varken herkes buraya geliyor…

HAWAI 6 Kumsallarda adım atacak yer yok…

HAWAI 1 Eğlence yerlerinde yürümek mümkün değil…

İSTİNAZ  Siz neler söylüyorsunuz? Biz ülkemize turist gelsin diye çırpınıyoruz, siz gelmesin diye…

HAWAI 2 Hayır… Gelsinler… Ama bu kadar çok insan gelince çevreye çok zarar veriyorlar…

HAWAI 3 Bu kadar büyük kalabalığın çöpünü temizlemek mümkün değil…

HAWAI 4 Hem bu hızla giderse yakında buraları kirlilikten yaşanmaz hale gelecek…

İSTİCAN  Her yerin başka sorunu var yani?

HAWAI 5 Siz neden geldiniz?

İSTİNAZ  Ben yerleşecek bir yer arıyordum da…

HAWAI 6            Buraya yerleşmeyi düşünmüyorsun değil mi

HAWAİLİLER       Değil mi?

İSTİNAZ  Değil…

HAWAILİLER       Bizim kalabalığımız bize yeter…

İSTİNAZ  Bu durumda İstican’la İstinaz gider…

 

Yeniden fon perdesi değişir ve bir güney Asya ülkesinde olduğumuzu anlarız. Balıklar tül dansı yapar.

İSTİ        Ay ne güzel dans, ne güzel renkler. Ben burayı çok sevdim. Belki de burası aradığım yerdir.

ÇEKİKGÖZ           Merhaba arkadaşlar.

JAPONE   Hoşgeldiniz turist misiniz, yoksa ticaret yapmaya mı geldiniz?

İSTİ        İkisi de değil, bir araştırma yapıyoruz.

ÇEKİKGÖZ           Aaa ne ilginç. Ne araştırması.

İSTİCAN  İsti kendine yerleşecek bir yer arıyor, ben de suların kirlenmesiyle ilgili bir araştırma yapıyorum.

JAPONE   Aslında daha kuzeye giderseniz fabrika atıklarıyla kirlenen suları görebilirsiniz.

ÇEKİKGÖZ           Ama buralarda hiç fabrika yok onun için kimyasal atık bulamazsınız.

JAPONE   Ben de onun için buraya taşındım.

İSTİ        Peki ya avcılar? Büyük küçük demeden bütün balıkları avlıyorlar mı, düşüncesizce balık katliamı yapılıyor mu?

JAPONE   Hayır burada sadece küçük balıkçı köyleri var, onlar da ağlarla avcılık yaparlar.

İSTİ        Ne kadar güzel, hep uzak doğunun bir cennet kadar güzel olduğunu söylerlerdi. Galiba yaşayacağım yeri buldum.

İSTİCAN  Emin misin İsti. Burası çok uzak, adı üstünde Uzakdoğu ilerde bir aile sahibi olursan çocukların akrabalarıyla belki de hiç tanışamayacaklar.

 

Yorum Yapın

Size giriş yapmalısınız yorum yapmak için.